Anasayfa | İstiklal Marşı | Atatürk Videoları | Atatürk Resimleri | Site Haritası | Sitene Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | English

Atatürk Menü

10 Kasım
19 Mayıs
23 Nisan
29 Ekim
30 Ağustos
Anıtkabir
Atatürk Devrimleri
Atatürk Haberleri
Atatürk İlkeleri
Atatürk İnkılapları
Atatürk Kanunu
Atatürk Kongreleri
Atatürk Kütüphanesi
Atatürk Makaleleri
Atatürk Müzeleri
Atatürk Özdeyişleri
Atatürk Şiirleri
Atatürk Söylevleri
Atatürk ve Din
Atatürk ve Dış Politika
Atatürk'ün Ailesi
Atatürk'ün Anıları
Atatürk'ün Aşkları
Atatürk'ün Eserleri
Atatürk'ün Hayatı
Atatürk'ün Mektupları
Atatürk'ün Rüyaları
Atatürk'ün Şiirleri
Atatürk'ün Soyu
Atatürk'ün Telgrafları
Atatürk'ün Yakınları
Başkent Ankara
Başöğretmen Atatürk
Çalışma Arkadaşları
Çanakkale Zaferi
Diğer Yazılar
Dolmabahçe Sarayı
İstiklal Marşı
Katıldığı Savaşlar
Marş Sözleri
Öğretmenler Günü
Savarona
Tarih Kütüphanesi
Tüm Antlaşmalar
Türk Bayrağı

   
     Sitede Ara

Atatürk Video

Atatürk Anıları Videosu

17197 Kez İzlendi

10 Kasım Siren ve İstiklal Marşı

48723 Kez İzlendi

Atatürk’ün Cenaze Töreni

51127 Kez İzlendi

Atatürk’ün Gerçek Sesi

73138 Kez İzlendi

 Atatürk’ün Behiç Erkin’e yazdığı mektup



Aynı-ı Mansur Karargahından 30 Mart (1912)

“İzzetli Beyefendi, günlük ciddi çalışmalarınız arasında elinize geçmek bahtiyarlığına erişeceğine ümit ettiğim işbu varakpare, Cebel-i Ahzar’ın hayatına ait hisleri aksettireceği için meşgalelerinizden birkaç dakika terk et-meye değer zannederim.

Selanik’ten İstanbul ve oradan Akdeniz’i geçerek Mısır’a ve Mısır’dan da 700 küsur kilometrelik boş çölleri geçerek şimdiki mevkiimize gelişimiz öyle bir tarihtir ki ancak Selanik’in “paşa gıdası” ile anlatılabilir Buna muvaffakiyet şimdilik bir hayal ise de hakikat olması da uzak değildir.

19 Şubat Muharebesinde Nişancı Taburu Kumandanı iken Sedes civarında Pertev Beyin idare ettiği karşılıklı hareketimiz münasebetiyle zatı alinizi hatırladım. Muharebenin, manevramızın bazı safhalarıyla benzerliği vardır. Esasen 70 kişilik bir pusu kurulmuştu. İtalyanlar sabahleyin bu kuvvetle muharebeye tutuştu. Bizde taarruz fikri yoktu. Kuvvetlerimizin hepsi örtülü hazırlık mevziinde bulunuyordu. Saat 6 oldu, gündüz. İtalyanlar pusu kuvvetini taredemedi. Bütün kuvvetini muharebeye hazırladı ve taarruza geçti. Pusu yeri Derne’nin 4 kilometre batısındaydı. Biz, bu umum kuvvetle taarruza geçtik. Şark kolunu da getirttik. Seyitabdullah noktasında (pusu yeri) “….” muharebesinde olduğu gibi 8-9 defa düşmanın taarruzu kırıldıktan sonra saat 11’de bütün İtalyan safları avcı hattı, ihtiyat, istinat, hepsi birbirine müvazi olarak kaçmaya başladılar. Biz bu hattın sol tarafında, topçu mevziinde manzarayı tamamen görüyorduk. Gecenin gelmesi muharebeyi sona erdirdi. O gün Derne’ye gelmiş bulunan iki Alman, bir İngiliz subayı harbin cereyanını anlayamıyorlardı. Netice meseleyi halletti. Bizde onlara oldukça yüksek perdeden attık. Benzerlik cenah hücumlarımızdadır.

Arzı hürmet ederim efendim” Derne Kumandanı M.Kemal

***

Aynı Mansur Karargahından 16 Temmuz 1912

“Muhterem kardeşim Behiç Bey,

Pek ziyade teselli veren mektubunuzu aldım. Selanik’in Olimpos’unda iadesi vaad buyurulan geçmiş tatlı günlerin hülyalarına daldım. O ciddi kardeşlik hayatına örnek olan günlerin tekrar yaşanması ne kadar büyük saadet olur.

Buradaki hayat tarzımız ve çalışmamız artık cümlece anlaşılmış bir hale geldiğinden bahsini bile lüzumsuz buluyorum. Ancak şurasını arz edeyim ki bizde buradaki vaziyet ve mukavemetimizle milletin şanına uygun bir netice alınması ümidi pek kuvvetli iken, son zamanlarda memleket içinde çıkan elem verici levhalar bizi üzdü. Bizim ahlaksızlığımızın, menfaatperestliğimizin derecesi malum idi. Fakat bunun hıyanet ve katibeten tasavvur etmiyorduk.

İhtiraslar, cehalet ve mantıksızlık yüzünden koca Osmanlı Devletini mahvedeceğiz. Kuvvetli bir Osmanlı İmparatorluğu vücuda getirmeyi düşünürken vaktinden evvel esir, sefil ve rezil olacağız.

Askeri, siyasetle uğraşmaktan men için kanun maddeleri yapmışlar. Ben iki sene evvel tesadüfen bulunduğum bir kongrede “askeri bırakınız” dediğim için mürteci oldum, idama mahkum edildim. Zaman ve hadiseler her türlü hakikatleri ispat ve izhar eder, fakat bazen böyle helak eden bir darbe indirerek.

Atatürk mektupları


 

Etiketler: mustafa kemalin behiç beye yazdığı mektuplar, atatürk mektupları, atatürkün mektupları, behiç erkin,
Eklenme: 14.06.2010
Okunma: 1495

Add to: Facebook.com
 
 Yorumlar
bedia -
Yorum behiç erkin hakkında bilgi varmı acaba? bu kişinin hayatı ve yaptıkları ile ilgili yazı yayınlamanızı rica ediyorum. atatürk devrimleri sitenizi herkese tavsiye edeceğim. çok kaliteli ve sürekli yazı eklenen bir site olması çok güzel.

  yorum yap
isim
email
yorum

Sitene Atatürk Köşesi Ekle

 
Telif Hakkı: Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi

www.ataturkdevrimleri.com
 

                                                   Her Hakkı Saklıdır Copyright © 2007-2012 Yazılım: Kebilisim.com