Atatürk Devrimleri
Atatürk Haberleri
Atatürk İlkeleri
Atatürk İnkılapları
Atatürk Kanunu
Atatürk Kongreleri
Atatürk Kütüphanesi
Atatürk Makaleleri
Atatürk Müzeleri
Atatürk Özdeyişleri
Atatürk Şiirleri
Atatürk Söylevleri
Atatürk ve Din
Atatürk ve Politika
Atatürk'ün Ailesi
Atatürk'ün Anıları
Atatürk'ün Aşkları
Atatürk'ün Eserleri
Atatürk'ün Hayatı
Atatürk'ün Mektupları
Atatürk'ün Rüyaları
Atatürk'ün Şiirleri
Atatürk'ün Soyu
Atatürk'ün Telgrafları
Atatürk'ün Yakınları
Başöğretmen Atatürk
Çalışma Arkadaşları
Katıldığı SavaşlarTiyatro Mektebi Kurma Emri
“1930 yılının Nisan’ındayız. Ankara’da Hamdullah Suphi Bey’in yaptırdığı yeni Türk Ocağı Tiyatrosu’nu açmaya gittik. Bizden üç gün önce orada (Marie Bell-Charles Boyer) topluluğu oynamıştı. Hemen arkadaşlarımızla biz başladık. Repertuarımızda Hamlet, Murai, Muhayyel, Hasta gibi klasikler ile Alman, Fransız modern piyesleri vardı.
Temsillerimiz umduğumuzdan çok ilgi gördü. Gazi Mustafa Kemal Hazretleri de geldi. Halkın gösterdiği rağbet üzerine programı üç gün daha uzattık.
Ayrılacağımızın 11 Nisan 1930 Cuma günü Karpiç lokantasının özel bir salonunda Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Cemal Hüsnü (Taray) Bey sanatçılar şerefine bir öğle yemeği verdi. Bu yemeğin sonuna doğru Maarif Vekilini telefona çağırdılar. Sofraya döndükleri zaman Gazi Hazretleri’nin bizi bu akşam Marmara Köşkü’nde kabul buyuracaklarını müjdelediler.
Marmara Köşkü’nde 11 Nisan 1930 Cuma akşamı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın huzurunda sanatçıların geçirdikleri bu gece Türk tiyatrosuna yeni bir umut ve ufuk açmıştır.
Gazi, baş başa kaldığımız zaman:
-Siz, benim tâ ateşemiliterlik çağımdan beri memleketimizde görmeyi candan özlediğim bir hayali gerçekleştirdiniz. Böylesine birbirine bağlı bir sanat topluluğunu kendi imkânlarınızla hazırlayıp bize getirdiniz, gösterdiniz. Şimdi, ben Devlet Reisi olarak size soruyorum. Hükûmetten ne gibi bir yardım istersiniz?
Benden cevap bekleyen Gazi Mustafa Kemal’e:
-Bir tiyatro mektebi istiyorum Paşam, diyebildim.
Gazi Hazretleri, hemen, vaktin geç olmasına rağmen, Başvekil (Başbakan) İsmet Paşa’ya haber gönderdi ve çağırttı.
-Paşam sizi rahatsız ettim, fakat mühim bir hususu size arzetmek istiyoruz. Diye beni tanıştırdı. Bana da:
-Haydi, isteğinizi Paşa’ya tekrarlayın. Buyurdular.
-Bir tiyatro mektebi istiyoruz Paşam. Dedim.
O akşam Gazi Hazretleri, hemen bütün erkân ortasında Türk tiyatro sanatçıları için cömertçe dağıttıkları iltifattan sonra söyledikleri nutku şöyle bitirmişlerdi:
-Efendiler!.. Hepiniz meb’us olabilirsiniz!.. Vekil olabilirsiniz!.. Hattâ Reisicumhur olabilirsiniz!.. Fakat sanatkâr olamazsınız!.. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.”(1)
Muhsin Ertuğrul
11 Nisan 1930 Cuma
(1) Ertuğrul Muhsin: “Bir Dönüm Gecesi”, Cumhuriyet Gazetesi: 14 Nisan 1963, Sayı: 13900, s.2, 7
Kaynak: Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk 1928-1938, Cilt:2, s.646, 647
hazal bulut - 08 Aralık 2011 11:59
atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önemle ilgili anılar bölümünü bir tiyatro sever olarak ilgiyle takip ediyorum
Behzat - 06 Aralık 2011 18:57
atatürkün tiyatroya verdiği önem ile ilgili anıları beni çok etkiliyor çünkü ben tiyatronun insan hayatının en gerçek rolü olarak nitelendiriyorum ve tiyatronun asla ihmal edilmemesini istiyorum
seray - 05 Aralık 2011 12:16
atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önemle ilgili bu anıdan anladığım kadarıyla tiyatro çalışmaları o yıllarda bile çağdaş türk toplumunun gelişimine büyük katkı sağlamış