|
Sayfa: 1 - 2 - 3 -
Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)
Amasya Görüşmesi’nden sonra yapılan seçimlerle yeni milletvekilleri belli olmuştu. Mustafa Kemal Paşa, Mebusan Meclisi toplanmadan önce önemli konuları görüşmek, alınan kararları milletvekillerine ve meclise yansıtmak amacı ile Sivas’ta bir toplantı düzenledi. 16-29 Kasım 1919 tarihleri arasında yapılan bu toplantıya Temsil Heyeti üyeleri, Milli Mücadele’yi destekleyen kuvvet komutanları katılmıştı.
Alınan ka
Yazının devamı...
Mustafa Kemal, ulusal mücadeleyi rahatça yönetebilmek ve Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını yakından izleyebilmek için uygun bir yer arıyordu. Amasya Görüşmeleri sonrası Milli Mücadele’nin merkezi olarak Ankara seçildi. 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal ve arkadaşları (Temsil Heyeti) Ankara’ya geldi.
Kurtuluş Savaşı’nda Ankara’nın Merkez Seçilmesinin Nedenleri
1-Kongre’den sonra Sivas üzerindeki baskıların artması
2-Kongre’den sonra Sivas’ta ekonomik soru
Yazının devamı...
Atatürk Devrimlerinde Aklın ve Bilimin Yeri ve Önemi.
Türk milletini son yüzyılda geri bırakmış olan kurumları yıkarak, onların yerine ulusun en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak kurumları koyan Atatürk, gerçekleştirdiği siyasi ve sosyal devrimlerin asıl sahibinin Türk milleti olduğunu ifade etmiştir.
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı bir amaç olarak ortaya koyan Büyük Önder, devrimlerin hızla devam ettiği dönemde, “Yaptığımız
Yazının devamı...
Atatürk’ün gelecek ile ilgili hayalleri.
Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından, ülkemizde bir çok köklü değişikliklere imza atmıştır. Milletimizin geri kalmasında rol oynayan her türlü yapılanmaya son vermek için gece gündüz demeden çalışmış, hayalini kurduğu cumhuriyetin nihayet 29 Ekim 1923 yılında ilan edilmesini sağlamıştır. O, savaş yıllarından beri bağımsız ve modern bir devletin hayalini kurmuş, bu hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu her fırsatta m
Yazının devamı...
Türk Dil Kurumunun kuruluş tarihi, amaçları ve Atatürk dönemindeki çalışmaları:
Atatürk’ün emriyle 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla kurulan Türk Dil Kurumu, Cumhuriyetimizin en köklü, en önemli kurumlarından biridir. Bu kurum, kuruluşundan bu yana çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür. Bunlar, Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak ve yaptırmak, diğeri de Türk dilinin güncel sorunları ile ilgilenerek çözüm yolları bulmaktır.
Dildeki bağımsızlığı si
Yazının devamı...
Atatürk’ün Türk Diline Verdiği Önem ve Türk Dilinin Gelişimi Adına Yaptığı Çalışmalar.
Dil; düşünme, konuşma, yazışma ve anlaşma aracıdır. Milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında en önemli öğelerden biri de dildir. Gelişmiş, zengin, bütün ihtiyaçlara cevap verebilen bir dil, her alanda kalkınıp ilerlemenin ön koşullarından biridir.
Osmanlı Devleti zamanında biri bilim, edebiyat ve resmi yazışmalarda kullanılan Osmanlıca, diğeri de halkın büyük bir bölümünün konuştuğu Türkçe
Yazının devamı...
Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunan yabancı ve Gayri-Müslim okullar, Cumhuriyet döneminde çıkartılan yeni kanun ve yönetmeliklerle ve uygulanan sıkı denetimlerle, Türk okulları gibi yalnız eğitim amaçlı faaliyetlerde bulunmaları sağlanmıştır. Çıkartılan kanun ve yönetmeliklere uymama konusunda direnen bazı yabancı okullar ise kısa bir sürede, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde olduğu gibi istedikleri şekilde faaliyetlerde bulunamayaca
Yazının devamı...
Atatürk Devrimlerinin (İnkılaplarının) Ortak Özellikleri Nelerdir?
Türk milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek uygar gereklere göre ilerlemesini temin edecek yeni kurumların kurulması amacını taşıyan Türk devriminin ortak (karakteristik) özellikleri:
1-Türk toplumunun ihtiyaçlarını, beklentilerini ve özlemlerini çağdaş boyutlarda çözüme kavuşturması,
2-Toplumun gereksinimlerine cevap verebilme özelliğine sahip olmas
Yazının devamı...
Atatürk’ün Karşılaştığı Güçlükler
Atatürk, yaşamı boyunca birçok güçlüklerle karşılaşmıştır. Bu güçlükler özel hayatından ziyade, vatanına ve milletine ait sorunlarla ilgiliydi. O, mücadele azmi ve üstün zekasıyla bu güçlükleri yenmesini bilmiş, katıldığı bütün mücadelelerde başarılı olmuştur. Çünkü Atatürk, milletinin gücüne güveniyor ve üstün zekâsı ile bu gücü harekete geçirerek plânladığı hedeflere varabiliyordu.
Mustafa Kemal, ilk askerî sınavını Trablusgarp Savaşı’n
Yazının devamı...
Mustafa Kemal’in önderliğinde Anadolu, kurtuluş hareketine hazırlandığı günlerde, Ankara’da diğer şehirler gibi huzursuzdu. Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletlerini, birer İngiliz ve Fransız birliği temsil ediyordu. Yabancı askerlerin hoş olmayan hareketleri halk arasında tepkiyle karşılanıyordu. Ankara’nın ileri gelenleri, düşmana karşı direnme kararı aldı ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdu. Mustafa Kemal, Temsil Heyeti’ni oluşturan arkadaşlarıyla beraber 27 Aralık 1919 Cumartesi günü ü
Yazının devamı...
Atatürk’ün Yaptığı Devrimler
Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni çağdaş ve ileri bir ülke konumuna getirmek için yapmış olduğu devrimler.
1-Siyasal Alanda Yapılan Devrimler
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Saltanatın kaldırılması ile ulusal egemenliğin kesin olarak sağlanması adına en önemli engel aşılmış, altıyüz yıldan fazla yaşayan Osmanlı Devleti ve saltanatı sona ermiştir. Laik devlet düzenine geçişin ilk aşaması olan saltanatı
Yazının devamı...
Yenilik; Geçerli olduğu yada uygulamaya konulduğu andan itibaren kullanılan herhangi bir şeyin günün şartlarına ve toplumun ihtiyaçlarına ayak uyduramaması neticesi giderek zararlı bir hâl alması yada yetersiz kalması durumunda, ortaya konulan yeni düşünceler ışığında yenisi ile değiştirilerek yeniden yapılandırılması demektir.
Atatürk’te Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarken bir çok yenilik hareketlerinde bulunmuş, hayatı boyunca gerçekleştirdiği yenilikler ve devrimler sayesin
Yazının devamı...
Türk milletinin önderi olan Atatürk, yurdumuzun düşmanlardan temizlenmesindeki en büyük pay sahibidir.
Büyük Önde
Yazının devamı...
Bir milletin geleceği üzerinde eğitimin oynadığı rolü çok iyi bilen Atatürk, eğitim konusuna büyük önem vermiş, Türk toplumunun, milli ve çağdaş bir eğitim sisteminin uygulamaya konulması ile her alanda büyük kazanımlar elde edeceğini bir çok kez dile getirmiştir.
Yazının devamı...
Atatürk’ün doğa sevgisi ve çevrecilik anlayışı önemli boyutlarda kendisini göstermiştir. Gazi Atatürk, tam bir doğa aşığı olduğu kadar çevreye verdiği önemle de kendisini tanıtmış ender rastlanan bir devlet adamıdır.
Yazının devamı...
Atatürk’ün çocuklara verdiği önem
Atatürk’ün savaş yıllarının en kötü koşullarında bile, çocuklarla yakından ilgilendiği ve bir çok ç
Yazının devamı...
Her çeşit spor faaliyetini Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından sayan Atatürk, sporun her dalı ile uğraşılması ve başarılı olunmasını Türk milletine tavsiye etmiştir.
Yazının devamı...
Atatürk, birçok sanat dalları ile yakından ilgilenmiş, sanata ve sanatçıya büyük önem vermiştir.
Okul yıllarından başlayarak şiire ve edebiyata ilgi duymuş, beğenerek okuduğu Na
Yazının devamı...
Atatürk, bütün sanat dallarına önem verdiği gibi, müziğe de büyük önem vermiştir. 1913 yılında Sofya’da askeri ateşe olarak görev yaptığı dönemde, çok sesli müziğe ilgi duymaya başlamış, klasik müzik konserlerine ve operalara giderek bu tarz müzik türlerini yakından tanıma fırsatı bulmuştur.
Yazının devamı...
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının hemen ardından Atatürk, ülkenin biran evvel çağdaş ülkeler seviyesine çıkması için çalışmalara başladı. Bu çalışmaların başarılı olması için ilke ve devrimleri hızlı bir şekilde hayata geçirmenin d
Yazının devamı...
Atatürk’ün Cumhuriyet döneminde Türk dilinin gelişimi ile ilgili yaptığı çalışmaları ve bu çalışmaların sonuçları;
Dildeki sadeleşme hareke
Yazının devamı...
Milli Mücadele’de Kahraman Bir Polis Müdürü Eşi: Zekiye Hanım...
Yazının devamı...
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)
Osmanlı Devleti Birinci Dünya
Yazının devamı...
Atatürk’ün ilkeleri, Türk milletinin ekonomik, sosyal, askeri, kültürel ve her açıdan gelişimini hedef aldığı gibi, milletin bağımsız ve hür bir şekilde huzur ve refahını da göz önünde bulundurarak, tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkiler içerisinde bulunulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Yazının devamı...
Sakarya Savaşı (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
Yazının devamı...
|